İçdökümü: Bayi Toplantısı (Spoiler içerebilir)
Çok sevdiğim arkadaşlarımın hem blog yazılarıma ithafen beni gazlaması hem de "geçen başladık ama bitiremedik, komik gibiydi gel izleyelim" teklifi üzerine beraberce başlayıp ayrı zamanlarda bitirdiğimiz Bayi Toplantısı filmi hakkında birkaç şey karalamak istedim.
Bu film nezdinde tüm Türk yapımı komedi filmlerinin posterlerine bir eleştiri getirmek istiyorum. Sanırım aynı ekipten çıkıyor bu posterler çünkü hep aynı renk skalası kullanılıyor. Renk cetvelinde 10 MİLYON'dan fazla renk varken, neden tüm Türk komedi filmleri sarı ve turkuazın pençesinden kurtulamıyor anlayamıyorum. Başroller ve turkuaz zemine sarı kocaman comic sans fontu gibi abidik bir bold font ile filmin isminin yazılması mevzuu Eyyvah Eyvah'ta bitmeliydi. Komedi olduğunu farklı birçok unsurla yansıtabiliriz bence, bu vesileyle birkaç sevdiğim komedi filmi posterini aşağıda paylaşıyorum:
Yani gördüğünüz gibi turkuaz arka plana sarı kocaman puntolarla isim yazmakla poster yapılmıyor. Ne kadar hoş, ne kadar gösterişli ve ne kadar üzerine uğraşılmış posterler bunlar mesela.
Bu isyanımı da dillendirdiğime göre Bayi Toplantısı filmiyle ilgili beğendiklerim ve beğenmediklerim kısmına geçebiliriz.
Filmin hikayesi şöyle; mensubu oldukları beyaz eşya firmasının bayi toplantısına giden üç adam, patronlarının açılışını yaptığı müzenin soygununu engelliyor. Soygunu patronun oğlu yaptığı için de çalmak istediği eşyayı bunların çalmasını emrediyor. Kahraman olduk derken ölümle burun buruna gelen bu üç adamın trajikomik İstanbul macerasını işliyorlar.
Doğu Demirkol'un artık üzerine yapışmış olan, algısı düşük ve komik olmak için değil gerçekten öyle bir insan olduğu için bir şeyleri yapan genç adam rolü bize bu filmde overdose yaşatıyor. Bu yorumumu film esnasında da dillendirdiğimde arkadaşlarım Ahlat Ağacı'nı izlememi söylediler. Onu da izleyip mutlaka bir iki şey karalayacağım. Ama bu film özelinde saf bir adamı gözümüze kulağımıza sokarak oynuyor Doğu kardeşimiz. Biraz boğucu oldu.
İbrahim Büyükak'ın bizi inandırdığı tek şey kayınpederinden tiksindiği oldu, onun haricinde hiçbir duygu geçmedi ne yazık ki. Karakterinin çok derin bir geçmişi vardı, üzüldüm gerçekten, yazık olmuş. Kendi yazdığı film, kendisi için er meydanıydı halbuki.
Filmde kesinlikle o an düşündüğünü vücut diliyle, bakışıyla, sesinin tonuyla ve muhteşem Urfa aksanıyla bize geçiren tek oyuncu Onur Buldu olmuş. Çipil çipil gözleri ile onu ayağından astıklarında bizim canımız yandı hakikaten. Karakterine tam oturan hal ve tavrı, hazır cevaplılığı filmin en komik unsuruydu.
Film çoğunlukla iç mekanda geçiyor. İç mekan derken, koskocaman bir otelde çekim yapmışlar. Nereden bulmuşlar o kadar göbekli ve kıllı dayıyı aklım almıyor. Gerçekten beni inanılmaz güldüren ilk sahne asansör sahnesi oldu. "Haydi biraz havuzun keyfine varalım" diyerek asansör bekleyen bu üçlüyü, kapının açılmasıyla boynunda deniz simidi, belinde havlu 6-7 şişman ve göbekli dayı karşıladı. Gayet klişe bir sahne ama hakikaten Onur Buldu'nun tepkileriyle kahkaha atıyorsunuz.
Kişisel Gelişim saçmalıklarıyla da muazzam dalga geçmişler. Yine tadımı yerine getiren şeylerden biri bu oldu. Zıplıyoruz. Kanguru gibi zıplıyoruz.
Doğu Demirkol'un cama omuz atma sahnesi muazzamdı, hatta şöyle ki o sahne 180 derece kuralını ihlal ederek çekilmiş olmasına rağmen seyircide kafa karışıklığı hiç olmuyor. Bu sebeple ekibi komple alkışlıyorum. Helal olsun hepinize gerçekten.
Kaçma kovalama ve ateş hattı sahnelerinin gece çekimi olması durumun ciddiyetini seyirciye geçirdi. Gündüzleri gezip tozup havuzda partileyen kankalar, geceleri Batman gibi kötü adamlarla savaştılar. Bu keskin ayrım da senaryonun üzerine düşünüldüğünü gösteriyor kesinlikle. Hikayenin böyle ilerlemesi inanılmaz tatlıydı.
Filmin son sahnesinde maaile sofrada yemek yiyip kikirdiyordu herkes. Fast and Furious'un packshotlarına benzemiş. Biraz da olsa aksiyon da var filmde, oradan mı hacıladılar bu fikirleri acaba. Hatta kötü kadının arabasını bir gökdelenin önüne park etmiş olduğu sahne de direkt Hızlı ve Öfkeli serini gözümün önüne getirdi. Burada GÖNDERME VAAAARRRR, SELAM ÇAKMIŞLAAAARRR diye bağırıyorum.
Neyse yani günün sonunda izlemediğiniz için hayatınızda bir şey eksilmez ama izlerseniz de pişmanlık havuzlarına gözyaşlarınızla su takviyesi yapmazsınız. Kafa boşlatmak için birebir bir tebessüm komedisi sunuyor Bayi Toplantısı. (Bir bir biri biri birine, bakar...)
Puanım Onur Buldu'nun çipil gözleriyle kalbimize açtığı yolu, Urfa aksanıyla katedişine geliyor:






Senin kaleminden filmi daha çok sevdim😍
ReplyDeleteSenin kaleminden filmi daha çok sevdim😍
ReplyDelete