İçdökümü: After Life (Spoiler içerebilir)
Ricky Gervais bu seriyi yaratırken bir gün Türkiye’nin Eskişehir ilinde Deniz adında birinin hüngür hüngür ağlamaktan uyuyamayacağını hesaplamamıştır eminim. Ah well, it’s life, init?
İngiltere’de büyümüş olmaktan geldiğini düşündüğüm İngiliz komedisi sevdam dolayısıyla hadi bir izleyeyim diye başladığım After Life, yapmadığım her şeyden pişman, yaptıklarım içinse çok mutlu etti. Ağladım, ağladım, biraz daha ağladım, sonra kahkahalar içinde gözyaşlarımı sildim. Tam bir duygusal rollercoaster macerasıydı. Çok tatlıydı. Yeni sezonu için sabırsızlanıyorum.
Tony isimli orta yaşlarındaki İngiliz abimiz, eşini kanserden kaybediyor ve hayatı hem kendisine hem de etrafına zehir ediyor. Bu zehir etme aşamasında o kadar haklı ve haklı olduğunu o kadar iyi biliyor ki…
Diziyi 1 gecede bitirmemde en büyük rol oynayan kısım karakter gelişimi. Sürekli olarak intihardan bahseden bu zavallı yerel gazete yazarının her sabah ve her gece istisnasız olarak izlediği eski videolardan özlediği ne kaybettiği ne net bir biçimde anlayabiliyoruz. Tony abimiz kendisi için mükemmeli yaşadığını ve bundan sonra mükemmele bir daha asla erişemeyeceğini düşünüyor. Benim şahsi fikrim, başka birini hayatına aldığında farklı bir mükemmeli yaşayacağı doğrultusunda.
Dizide çok fazla değişik tipte karakter var. Ayrıca yıllardır çok severek izlediğim birçok eski oyuncu da var. Ekip inanılmaz sağlam.
Değişik tipler gündelik hayatta kolaylıkla rastlaşacağınız birileri değil ama karşılaştığınızda da uzaylı görmüş gibi davranmazdınız. Her birinin ayrı hikayeleri var, o hikayeler çok tatlı bir biçimde Tony’ye hem ışık hem ilaç oluyor dizi boyunca. İntihara meyilli bir adamın gözlerinden baktığınız hayat için bir anda “herkesun bir derdi var durur içerusinde” diyorsunuz bu karakterleri biraz daha tanıdıkça ama hepsi Tony ağladığında kaşlarını kaldırıp “oh” diyerek onu iyi etmek için çabalıyorlar. İlk zamanlar hepsine iğneleyici şeyler söyleyen, kovan, tersleyip kötü davranan aksi ve huysuz adam, bu insanlara teşekkür etmeyi öğreniyor zaman içerisinde.
Dizinin en mükemmel anları da gazeteye haber yapmak için uğradıkları kişiler. Gülmekten karnımın ağrıdığı birkaç sahne var ama asla burada yazıp sizin için keyfini kaçırmam.
Beni bu kadar ağlatan şey şu oldu, eşimi tanıdığımdan beri onsuz bir hayatın beni nasıl etkileyebileceğini, ona bir şey olursa ne yapacağımı düşündüm ara ara. Korkularımla yüzleşmek ve birebir olmasa da benzer şeylerden geçeceğimi bilmek kalbimi kırdı. Aynı şekilde eşimin de yaşayabileceğini düşündüğüm mutsuzluklar da kalbimi kırdı.
Psikolojik olarak herhangi bir problemle karşı karşıya değilseniz, yakın zamanda sevdiğiniz birini kaybetmediyseniz ve mutlu bir hayatınız varsa, karantinadan sonra izlemeniz için After Life’ı tavsiye ederim.
Puanım:


Comments
Post a Comment