İçdökümü: Extraction (Spoiler içerebilir)



Thor, yaşadığı travmalardan sonra alkolü bırakıp spor salonuna yazılmış ve Tyler adında eski asker-şimdilerin kiralık katili kimliği ile karşımıza çıkmış. Hayır, iki farklı filmi birbiriyle karıştırmıyorum çünkü the motherfucker is immortal. Bu arada sigarayı da bırakırsa çok iyi olur, iki adım atınca nefes nefese kalıyor... 

Bitmek bilmez cephane, çelik yeleği delen tanksavar mermiler, sadece duvar delmeye yarayan bazuka, merdivenin iki basamağında çatlaklar dahi oluşturamayan beceriksiz el bombaları ve Chris Hemsworth oynamasa kimsenin izlemeyeceği bir salt aksiyon filmi. Fast and Furious’daki havaalanı sahnesine sallayanlar, haydi bunu da açıklayın.

Filmin hikayesi herhangi bir “çocuğu ölmüş eski asker mermiye kafa atıyor” senaryosu ne yazık ki. Mermilerin konumu Bangladeş ve iki uyuşturucu mafyasının alfalık savaşında arada kalan ve pek özgüveni olmayan bir genç çocuğun kurtarılması üzerine bir film Extraction. Hatta o kadar klişe ki zor durumda sığındıkları eski arkadaşı para için bunları satıyor falan. Ayıp artık gerçekten, bu filmleri izleyen kimse arkadaşına güvenemeyecek. Bu arada eski bile olsa hiçbir arkadaşınızın-tanıdığınızın ilacını doktorunuz size vermediyse kullanmayın, o sahne beni gerçekten çok gerdi. Yani hala komşumuz A ilacını kullanıyor diye o ilacı içmeye çalışan bir akrabamız var, karaciğerini ve böbreklerini bu şekilde perişan etti. Neyse.

İlk dakika itibarıyla “oha n’oluyo lan” tepkimle beraber aksiyon başladı. Tansiyonu öyle bir seviyede sabitlediler ki film bittiğinde üzerimden bir ağırlığın kalktığını hissettim. Bir yanda çocuklar öldürülüyor, diğer yanda çocuklar ellerinde silahlarla yetişkinleri kovalıyor. Tam bir kaos ortamı. Kaos severiz.  

Çocukların neden birilerini öldürmeye bu kadar çabuk adapte olduğuna dair bir kısa sahne gösterildi. Bu sahnenin hikayenin gidişatında yeterli olması beklenmiş ama ne yazık ki psikoloji öyle işlemiyor. Gözünün önünde arkadaşı öldürülen bir çocuğa silah verirsen o çocuk seni vurur. Yani en azından ben öyle yapardım. Arkadaşımı öldüren şeref yoksunu mahlukatın emirlerine uyup neden birilerini öldürmeye hevesleneyim ki? Beni asla tatmin etmedi bu kısım.

Özgüven eksikliği çeken ergenimizin de bu sıkıntısını hoşlandığı kıza açılamamasıyla açıklamışlar. Bazen sevdiğine açılacağına köprüden atlamak daha kolay gelir insana, hele de bu insan bir ergense, hangisi daha büyük cesaret ister tartışılır tamamen. Gerçi çocuğumuz ergen mi, genç yetişkin mi onu da tam anlamadım. Allah’ın ergeninin gece kulübünde ne işi var? Yaşıtı ot falan taşıyor yanında. Enteresan kafalar. Ayrıca bir insanın piyano çalması onun ödlek olduğunu göstermez; bkz House MD.

Esmer güzeli bir abla var Thor’un ortağı ve kendisiyle bu projede çalışarak parayı kırışmayı hedefliyorlar. O ablanın kim olduğuna dair tek bir fikrimiz yok, para için bu işi yaptığını anlıyoruz. Nasıl oluyorsa şehrin ortasında savaş, kan, gözyaşı, yangın, patlama her türlü felaket yaşanırken, yan koltuğunda bazuka ile savaşın göbeğine kadar ilerliyor ve günü kurtarıyor.

Film boyunca “haydi abi haydi” dediğim bir iki şey oldu. Öncelikle kafasında kask, üzerinde çelik yelek olan asker mi polis mi işte kolluk kuvvetleri ne hikmetse gövdelerine ve kafalarına aldıkları kurşunla ölüveriyorlar şıp diye. Abi tanksavar mı sıkıyorsun ne yapıyorsun, ya da omzuna isabet eden kurşunla kolluk kuvvetleri nasıl etkisiz hale geliveriyor? Koskoca ülkede nişan alabilen tek bir adam var o da komutan. Tebrikler gerçekten. Onlarca adama karşı 2 adam, gidecek hiçbir yerleri yokken kolluk kuvvetlerinin büyük bir çoğunluğunu öldürmeyi başarıyor. Yer misin yarına mı saklarsın?

Filmin beğeni toplamasında Chris Hemsworth’ten başka bir sebep kesinlikle göremedim. O dövüş koreografilerini Thor’dan başka kimse bu kadar muazzam oynayamazdı, orası kesin. Tek çekim bazı sahneler de gerçekten izlemeye değer ve emek verilmiş. Keşke bu emeği biraz hikayede de görseydik. The Man Who Sold The World şarkısını bekledim filmin başından sonuna kadar, bir yerlere sıkıştırabilirlerdi gerçekten.

Günün sonunda aksiyon seven herkesin sevebileceği bir film. Mantık aramayacaksınız ama izlerken. Benim bu filme verdiğim puanım tamamen koreografiye ve Thor’a. Çok afedersiniz de Asgard’ın Kralına da kötü puan vermeyelim artık.

“Suya düşünce değil suda kalınca boğulursunuz.” - Edwin Louis Cole

Puanım:  


Comments

Popular posts from this blog

İçdökümü: Bayi Toplantısı (Spoiler içerebilir)

İçdökümü: Ölümlü Dünya (Ağır Spoiler İçerir)

İçdökümü: The BFG